Trump’tan Hürmüz Boğaz'ı çıkışı: Yakında Amerikan toprağı olacak... Katar’dan İran'ın 3 pilotunun esir alındığı iddiasına ret

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi, savaş sonrasında da İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyeceğini, ABD gemilerine ise tehditler sona erene kadar askeri ve ticari geçiş izni verilmeyeceğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki ablukayı savunarak “Yakında Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edeceğim” dedi. Öte yandan İran Genelkurmay Başkanlığı, savaş sırasında düşen 2 savaş uçağındaki 4 pilottan 3’ünün Katar tarafından esir alındığını duyurdu. Katar ise söz konusu iddiayı reddetti. İsrail savaş uçaklarının ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 11’e çıktığı bildirildi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Trump’tan Hürmüz Boğaz'ı çıkışı: Yakında Amerikan toprağı olacak... Katar’dan İran'ın 3 pilotunun esir alındığı iddiasına ret

İran savaş sonrasında dahi İsrail'e ait herhangi bir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmeyeceğini, ABD'nin de düşmanlık ve tehditlerini sona erdirmeden askeri ya da ticari hiçbir gemisinin Boğaz'dan geçiş yapamayacağını söyledi.

Takvim.com.tr bölgeden dakika dakika gelişmeleri aktardı...

Ses İkonu CANLI ANLATIM

YAYIN KAPANIŞ ÖZETİ

İran ve ABD arasından 13 Ağustos'tan bugüne yaşanan gelişmeleri aktardığımız haber akışımız sona erdi.

Gelişmeleri https://www.takvim.com.tr/dunya kategorimizden takip edebilirsiniz. 

 

  • İran’dan Hürmüz Boğazı kararı: İsrail gemilerine geçiş yasağı sürerken, ABD gemilerinin geçişi Washington’ın tehdit ve baskı politikalarını sonlandırması şartına bağlandı.
  • ABD’den sert mesaj: Donald Trump, İran’a yönelik deniz ablukasının devam edeceğini açıkladı.
  • Diplomasi trafiği sürüyor: İran ile Umman, Hürmüz Boğazı’nda güvenli güzergâh oluşturulması için temaslarını sürdürüyor.
  • Tahran’dan müzakere açıklaması: İran, ABD ile yeniden müzakerelere başlanması konusunda henüz karar verilmediğini bildirdi.
  • Bölgede gerilim yüksek: Katar ile yaşanan pilot tartışması ve İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları, Orta Doğu’daki tansiyonu artırıyor.






 

KATAR, İRANLI PİLOTLARIN ALIKONULDUĞU İDDİALARINI REDDETTİ

Katar, İranlı pilotların alıkonulduğuna ilişkin iddiaları reddederek, söz konusu açıklamaları bölgedeki gerilimin düşürülmesine yönelik diplomatik çabaların sürdüğü bir dönemde yapılmasını şaşırtıcı ve yanıltıcı olarak nitelendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İran Genelkurmay Başkanlığının, ABD ve İsrail'le savaş sırasında düşen 2 savaş uçağındaki 4 İranlı pilottan 3'ünün Katar tarafından alıkonulduğuna ilişkin açıklamasını yalanladı.

Ensari, "İranlı pilotların alıkonulduğuna ilişkin dolaşıma sokulan iddiaları kesin bir dille reddediyor, özellikle bölgedeki gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik girişim ve çabaların sürdüğü bu dönemde, yanıltıcı nitelikteki bu açıklamaların yapılmasını şaşkınlıkla karşılıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu uçakların Katar hava sahasını ihlal etmesinin ardından pilotlarla iletişim kurulduğunu ve hedef alınan güzergahın teyit edildiğini belirten Ensari, iletişim kurulmasına rağmen yanıt alınamaması üzerine uluslararası hukuk ve angajman kuralları çerçevesinde Katar topraklarını savunmak için gerekli tedbirlerin alındığını aktardı.

Ensari, olay sırasında kamuoyunun resmi kanallar aracılığıyla bilgilendirildiğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi:

"Bu kapsamda, küresel ölçekte yetkinlik ve deneyime sahip Katar arama kurtarma ekiplerinin, pilotlara ait naaş kalıntılarının bulunması amacıyla görevlerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini belirtmek isteriz. Katar, uluslararası insancıl hukukun ilgili hükümleri doğrultusunda bulunan pilotlardan birinin naaşının teslim alınması konusunda İran tarafıyla iletişime geçerek koordinasyon sağlamıştır. Ayrıca, geçen nisan ayında İran tarafına, arama kurtarma çalışmalarının ayrıntılarını yerinde incelemek üzere bir ekip göndermesi için davette bulunulmuş, ancak İran tarafı bu davete şu ana kadar yanıt vermemiştir."

İSRAİL LÜBNAN'A SALDIRDI: CAN KAYBI ARTIYOR

İsrail savaş uçaklarının, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 11'e çıktığı bildirildi.

Lübnan resmi ajansı NNA'da yer alan haberde, İsrail ordusunun hava saldırısıyla hedef aldığı Deyr ez-Zahrani beldesinde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Sivil savunma ekiplerinin 3 kişinin cansız bedeni ile 5 yaralıyı enkaz altından çıkarmayı başardığı aktarılan haberde, sivil savunma ekiplerinden önce de hayatını kaybeden bir kişinin cenazesine ulaşıldığı kaydedildi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Deyr ez-Zahrani beldesine düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre 2 kişinin öldüğü, 9 kişinin yaralandığını açıklamıştı.

İsrail ordusunun bu sabah, Lübnan'ın güneyindeki Ensar beldesinde bir eve düzenlediği hava saldırısında 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 kişinin yaralandığı bildirilmişti.

İsrail ordusu da yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki işgale katılan birliklerine yönelik bir ihlalde bulunulduğunu iddia ederek Nebatiye ve Ensar'da Hizbullah altyapısına saldırı düzenlendiğini ileri sürmüştü.

İSRAİL LÜBNAN'A SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR

İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyindeki birçok beldeyi işgal etmişti.

Lübnan hükümeti, bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 335 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.

İRAN’DAN ESİR PİLOT AÇIKLAMASI: 3 PİLOT KATAR’DA ESİR!

İran Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Arama Komitesi Komutanı Tuğgeneral Muhammed Bakırzade, İranlı pilotlar Cevad Salihi, Abdulmecid Deştiyan ve İmran Behruşiyan'ın savaş uçaklarının düşürülmesinin ardından Katar güçleri tarafından esir alındığını açıkladı.

Bakırzade, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric Egger'e gönderdiği mektupta, pilotların yaklaşık 6 aydır Katar'da tutulduğunu belirterek yaşananlara ilişkin ayrıntıları paylaştı.

2 SU-24 SAVAŞ UÇAĞI VURULDU

Bakırzade'nin aktardığına göre, ABD-İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaş devam ederken 2 Mart'ta İran'a ait 2 Su-24 tipi savaş uçağı, bir düşman askeri üssüne yönelik muharebe operasyonundan döndükleri sırada hava savunma sistemleri tarafından vuruldu.

Uçaklardaki 4 pilotun fırlatma koltuğuyla uçaktan ayrıldığı, pilotlardan Mecid Kazımi'nin hayatını kaybettiği, diğer 3 pilotun ise Katar güçleri tarafından canlı olarak yakalandığı belirtildi.

Bakırzade, pilotların durumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Ne yazık ki, o tarihten bu yana, 6 ay geçmesine rağmen, Katar hükümeti, savaş esirlerinin haklarına saygı gösterilmesi gerekliliğine ilişkin dört Cenevre Sözleşmesi de dahil olmak üzere tüm uluslararası yasa ve düzenlemelere aykırı olarak, bu esirlerin devredilemez haklarını görmezden gelmiş ve ihlal etmiştir."

İRAN: AİLELERİYLE GÖRÜŞMELERİNE İZİN VERİLMEDİ

Bakırzade, İran'ın diplomatik girişimlerine ve yürütülen takip çalışmalarına rağmen esir pilotların aileleriyle ve İranlı yetkililerle iletişim kurmalarına izin verilmediğini öne sürdü.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nden devreye girmesini isteyen Bakırzade, mektubunda şu çağrıyı yaptı:

"Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Kişileri Arama Komitesi, Katar'da esir alınan pilotların durumundan derin endişe duyduğunu ifade eder ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin üst düzey yetkilisinden, insani misyonlar ve ikili işbirliği doğrultusunda, Katar'daki İranlı pilotlarla en kısa sürede görüşme yapmasını, bu kişilerin sağlık durumları hakkında İran'ı bilgilendirmesini ve hızlı bir şekilde serbest bırakılmaları için gerekli koşulları hazırlamasını önemle talep eder."

BİR PİLOTUN NAAŞI İRAN'A İADE EDİLMİŞTİ

İran, Katar'daki ABD üssüne yönelik saldırılar sırasında savaş uçaklarının hedef alındığını daha önce duyurmuştu.

Hayatını kaybeden pilot Mecid Kazımi'nin naaşının İran'a iade edilmesinin ardından defnedildiği açıklanırken, diğer 3 pilotun akıbetine ilişkin bilgilerin ise uzun süre netleştirilemediği belirtilmişti.

İranlı yetkililer son açıklamayla birlikte, kayıp olduğu bildirilen 3 pilotun Katar tarafından esir tutulduğunu ilk kez ayrıntılı şekilde kamuoyuna duyurdu.

İRAN'DAN "MÜZAKERE" AÇIKLAMASI

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile müzakerelere yeniden başlama konusunda henüz bir karar almadıklarını söyledi.

İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre, Dışişleri Bakanı Erakçi, bir röportajında ABD ile savaş, muhtemel müzakere ve Hürmüz Boğazı'ndaki sürecini değerlendirdi.

İran Dışişleri Bakanı, ABD ile "ateşkes" süresinin uzatılıp uzatılmayacağına dair soruya, 17 Haziran'da İran-ABD arasında imzalanan mutabakatta belirtilenin bir "ateşkes" değil, "savaşın sonu" olduğunu ifade ederek, "ABD mutabakat zaptını ihlal etti ve çatışmaların yeniden başladığına şahit olduk ancak şimdi uzatılması gereken bir ateşkes yok. Aksine, savaşın sonu gelmişti ve bu savaş şimdi yeni bir durum kazandı." dedi.

ABD ile müzakerelerin yeniden başlama ihtimaline ilişkin Erakçi, "Katar ve Pakistan, aracı olarak sadece mesaj alışverişinde bulunuyor ve temas halindeler ancak bu müzakere anlamına gelmiyor. ABD ile müzakerelere yeniden başlama konusunda henüz bir karar almadık." diye konuştu.

İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nda "güvenli güzergah" belirlemek için yapılan görüşmelerin sürdüğünü aktaran Erakçi, "Güzergah belirlendikten sonra dahi boğazın açılması ABD'nin uyması gereken diğer koşulların yerine getirilmesine bağlıdır." ifadelerini kullandı.

TRUMP: YAKINDA HÜRMÜZ BOĞAZI'NI ABD TOPRAĞI İLAN EDECEĞİM

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik operasyonlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin yeni açıklamalarda bulundu.

Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz kontrolüne ilişkin iddialı açıklamalarda bulunarak, "Yakında Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim. Deniz ablukası aralıksız sürüyor ve biz izin vermediğimiz sürece hiçbir gemi oradan geçemeyecek. İran'a uygulanan deniz ablukası adeta çelikten bir duvardır," ifadelerini kullandı.

"YÜZ KAT DAHA SERT KARŞILIK VERİRİZ"

Olası bir misilleme ihtimaline değinen Trump, "Eğer İran bize saldırırsa, yüz kat daha güçlü bir şekilde karşılık veririz. İran'ın bu yolda ilerlemesine izin veremeyiz. Eğer onları B-2 bombardıman uçaklarıyla vurmasaydık, çoktan nükleer silaha sahip olmuşlardı," dedi. Yönetimindeki kurmaylarına olası bir felaketin önüne geçmek adına Orta Doğu'ya hızlı bir müdahalede bulunulması gerektiğini söylediğini belirten Trump, artan enerji maliyetlerine de değinerek, "Amerikalılar bugün yakıt için fazladan ödüyorsa, bu son derece kötücül bir devletin nükleer silaha erişmesini engellemek içindir," değerlendirmesinde bulundu.

"ASLA ÖZÜR DİLEMEYECEĞİM, DOĞRU OLANI YAPTIM"

İran'ı "dünyada teröre destek veren bir numaralı ülke" olarak nitelendiren Trump, askeri müdahaleyi savunarak şu sözlerle konuşmasını tamamladı:

"Askeri gücü arzu ettiğimden daha fazla kullandım; ancak İran rejimine baskı kurmak, nükleer silah edinmesini engellemek için zorunluydu. İran konusunda asla özür dilemeyeceğim çünkü doğru olanı yaptım. İran ile mücadele dünyaya yapılmış büyük bir hizmettir ve biz harika bir iş çıkarıyoruz."

İRAN: HÜRMÜZ'ÜN KONTROLÜ BİZDE

İran ile ABD arasındaki gerilim Hürmüz Boğazı'nda yeni bir boyuta taşındı. İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Azmayi, boğazdaki hareketliliğin İran'ın tam kontrolünde olduğunu açıkladı.

Azmayi, İran resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı değerlendirmede, "Hürmüz Boğazı kapalıdır. Hareketlilik üzerindeki hakimiyetimiz tam ve kararlıdır" ifadelerini kullandı.

İranlı komutan, bölgedeki hiçbir hareketin Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin takibinden kaçamayacağını belirterek, "Bu boğazdaki hiçbir hareket Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri mensuplarının gözünden kaçmaz" dedi.

ABD'YE "SAHA" MESAJI

ABD'li yetkililerin açıklamalarına da doğrudan yanıt veren Azmayi, Washington'ın söylemlerini hedef aldı.

Azmayi, "Gerçek, sahada görülmeli, bildirilerde ve Amerikalı yetkililerin açıklamalarında değil" diyerek ABD'ye meydan okudu. İran'ın mesajı, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolün sürdüğü ve bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiği yönünde oldu.

"İRAN'DAN İZİNSİZ KİMSE HÜRMÜZ'DEN GEÇEMEZ"

İran'da savaşı koordine eden en üst askeri birim olan Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, "İran'ın izni ve gözetimi dışında hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapamayacağını" belirtti.

Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Zülfikari, konuya ilişkin görüntülü açıklama yayımladı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduklarına dair açıklamasına değinen Zülfikari, söz konusu iddianın ABD ordusunun "çaresizliğini ve acizliğini gösterdiğini" savundu.

Zülfikari, Hürmüz Boğazı'nın, geçmişte olduğu gibi "İran'ın tam yönetim ve kontrolü" altında olduğunu ifade ederek, "İran Silahlı Kuvvetleri'nin izni ve gözetimi olmadan hiçbir ticari gemi veya tankerin bu boğazdan güvenli bir şekilde geçemeyeceği açıklanmıştır." dedi.

İranlı Sözcü, ABD'nin bölgede "kötülük ve güvensizlik" peşinde olduğunu ve İran'a karşı her türlü tehdide "ezici" karşılık vereceklerini söyledi.

ABD Başkanı Trump, dün sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu ve bu kontrolü ellerinde tutabileceklerini düşündüğünü ifade etmişti.

ABD ve İsrail'in, 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş öncesinde Boğaz'dan yaklaşık 140 gemi geçiyordu. Küresel enerji verilerini analiz eden Kpler’in verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan dün yalnızca 5 gemi geçiş yaptı.

HUSİLER ÇATIŞMA ÇEMBERİNİ GENİŞLETİYOR

Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ı balistik füze ve insansız hava araçlarıyla hedef almalarının ardından Yemen'de de hükümetin kontrolündeki bölgelerde çatışma çemberini genişletme yolunu izliyor.

Yemen'de 2014'te başkent Sana ve diğer birçok bölgeyi ele geçiren İran destekli Husiler ile hükümet güçleri arasında uzun yıllar devam eden çatışma süreci, altyapının olmadığı ülkedeki açlık ve yoksulluğu uluslararası toplumun gündemine taşıdı.

Bunun üzerine Birleşmiş Milletler'in bölge ülkeleriyle yürüttüğü müzakereler sonucu Nisan 2022'de ateşkese varıldı.

Yemen'de büyük çaplı cephe çatışmalarını önemli ölçüde azaltan ateşkes süreci, 13 Temmuz'da İran'a ait bir uçağın Husilerin kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı'na inme girişimiyle yeni bir aşamaya girdi.

Yemen hükümeti, İran'dan gelen bir uçağın Sana Havalimanı'na inişini engellemek amacıyla havalimanı pistini hedef aldığını açıkladı.

Husiler ise Sana Havalimanı'na yapılan saldırıdan Riyad'ı sorumlu tutarak, Suudi Arabistan'ın güneyinde yer alan Abha Havalimanı'nı balistik füze ve İHA'larla hedef aldı.

SALDIRILAR KIZILDENİZ VE BABULMENDEB BOĞAZI'NA TAŞINDI

Husiler, Suudi Arabistan'daki havalimanlarının ardından, 20 Temmuz itibarıyla Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'nda Suudi Arabistan bağlantılı gemilere yönelik "deniz ablukası" ilan etti.

Bu kararının ardından Husiler, Suudi Arabistan'a ait gemileri Kızıldeniz'de hedef almaya başladı.

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, bugüne kadar Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'nda Suudi Arabistan'a ait 9 gemiyi hedef aldıklarını duyurdu.

Suudi Arabistan topraklarında da petrol tesisleri ve limanlara yönelik saldırılar sürdürdüklerini öne süren Husiler, son günlerde Yemen'in Kızıldeniz'e açılan limanlarına yoğun şekilde saldırıyor.

İran destekli Husilerin Suudi Arabistan ve Yemen'e ait gemi ve limanları hedef alma tehdidinde bulunduğu bu dönemde, Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı güzergahını kullanan yabancı ülkelere ait bazı ticari gemiler de saldırıya uğradı.

Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu ise saldırılara karşılık Yemen'in batısındaki Hudeyde vilayetinde Husilere ait bazı hedefleri vurduğunu, ancak Hudeyde Limanı'nın hedef alınmadığını açıkladı.

ÇATIŞMALAR YENİDEN BAŞLADI

Suudi Arabistan'la yaşanan gerilimin yanı sıra Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'ndaki gerilimi de bir süre sürdüren Husiler, Yemen'de hükümet güçlerini hedef almaya başladı.

Husiler, 6 Ağustos'ta Yemen'in kuzeybatısında yer alan Marib ve doğudaki Hadramevt vilayetlerinde hükümet güçlerine ait askeri bölgelere balistik füze ve İHA'larla saldırdı.

Husiler, Suudi Arabistan'ın kendilerine yönelik bir saldırıya hazırlandığını ve bu amaçla büyük bir askeri yığınak yaptığını öne sürerek hükümet güçlerine geniş çaplı saldırılar düzenledi.

Yemen'in kuzeybatısındaki Marib kenti, zengin petrol yataklarının yanı sıra Husilerin 2014'te başlattığı çatışmalar nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 2 milyon sivilin sığındığı önemli merkezlerden biri konumunda.

Marib, sahip olduğu petrol yatakları nedeniyle birçok kez Husilerin geniş çaplı saldırılarına maruz kaldı ancak Husiler, her defasında yüzlerce kayıp vererek geri püskürtüldü.

Bu saldırılarla, Yemen'de 2022'de varılan ateşkesin ardından taraflar arasında büyük ölçüde duran çatışmalar yeniden başladı.

YEMEN LİMANLARI VE GEMİLERİNE SALDIRI

Husiler, 9 Ağustos Pazar günü, Yemen'in Kızıldeniz'e açılan Taiz vilayetine bağlı El-Muha Limanı ve ilçe merkezini balistik füze ve İHA'larla vurarak saldırının, "Suudi Arabistan güçlerinin Yemen'in batı kıyısı ve Taiz ilindeki askeri faaliyetlerine karşılık düzenlendiği" iddiasını yineledi.

Kızıldeniz'deki saldırılarını sürdüren Husiler, 11 Ağustos'ta ise Yemen'in "Tihame" adlı ticari gemisine birkaç füzeyle saldırdı.

Husiler, gemi mürettebatını kurtarmak ve gemiyi çekmek için yürütülen çalışmalara katılan Yemen Deniz Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik ekiplerini de İHA'larla hedef almaya devam etti.

HUSİLERİN SALDIRILARI SÜRDÜRDÜĞÜ CEPHELER VE HÜKÜMETİN TUTUMU

Sahadan gelen verilere göre Husiler, ülkenin kuzeybatısındaki Marib vilayeti ve güneybatısındaki Taiz vilayetinin yanı sıra güneyde yer alan Dali ve Şebve vilayetlerinde hükümete bağlı güçlere yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Hükümet güçleri ise tüm cephelerde Husilerin saldırılarına karşılık vermek ve karadan düzenledikleri saldırıları püskürtmekle yetiniyor.

Yemenli uzmanlar ise Husilerin, hükümet güçlerinin kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını genişleterek çatışma alanını büyütmeye devam edeceğine dikkati çekiyor.

Uzmanlar, İran destekli Husilerin gerilimi tırmandırarak ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgeye yayılmasını hedeflediğini vurguluyor.

İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana başta olmak üzere Yemen'in bazı bölgelerinin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise Mart 2015'ten bu yana Yemen hükümetine destek veriyor.

İSRAİL VE ABD GEMİLERİNE HÜRMÜZ YASAĞI

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Behnam Saidi, savaş sonrasında dahi İsrail'e ait herhangi bir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmeyeceğini, ABD'nin de düşmanlık ve tehditlerini sona erdirmeden askeri ya da ticari hiçbir gemisinin Boğaz'dan geçiş yapamayacağını söyledi.

İSRAİL VE ABD GEMİLERİNE HÜRMÜZ YASAĞI-1

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sekreteri Saidi, devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, "düşman" ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine müsaade edilmeyeceğini belirtti.

Saidi, "Siyonist rejime ait hiçbir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı yoktur. Hatta bir gemi rejimle bağlantılı olup da başka bir ülkenin bayrağıyla İsrail mallarını taşıyorsa geçiş hakkı olmayacaktır." dedi.

ABD'ye ait gemilere de Boğaz'dan geçiş izni vermeyeceklerini savunan Saidi, "Suçlu ve saldırgan Amerikan rejimine ait ticari ya da askeri hiçbir geminin de İran'a tehdit oluşturduğu ve İran Silahlı Kuvvetler tarafından düşman olarak tanımlandığı müddetçe Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı olmayacak." ifadelerini kullandı.