İstanbul'da 23 Nisan'da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem sonrası Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki'den çarpıcı açıklamalar geldi.
"KANIM DONDU" DEDİRTEN TARİHİ DETAY: 1766 + 257 = 2023
Depremin zamanlamasıyla ilgili dikkat çeken bir noktaya parmak basan Moriwaki, İstanbul'un deprem tarihindeki 1509 ve 1766 depremlerine dikkat çekti. "1766'dan bu yana 257 yıl geçti. 1509 ve 1766 arasında da aynı süre var. Bu, Marmara'daki enerji birikiminin zamanının dolduğuna işaret ediyor olabilir" dedi.
"Bu kadar net bir zaman dilimiyle karşı karşıya olmak, işin ciddiyetini artırıyor" diyen Moriwaki, İstanbul'da beklenen büyük depremin henüz yaşanmadığını ve her geçen gün bu büyük depreme bir adım daha yaklaşıldığını belirtti.
"30 YIL İÇİNDE YÜZDE 60 İHTİMALLE BÜYÜK DEPREM OLACAK"
Silivri açıklarında yaşanan 6.2'lik depremin Orta Marmara Çukuru üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Moriwaki, bu bölgenin 1999 İzmit Depremi'nden sonra ciddi baskı altında olduğunu söyledi.
"1999 depreminde İzmit Fayı kırıldı ama Orta Marmara Fayı'nda bir rahatlama olmadı. Hâlâ enerji birikiyor ve bu enerjinin boşalması kaçınılmaz."
Moriwaki'ye göre Marmara Bölgesi'nde önümüzdeki 30 yıl içinde büyük bir depremin gerçekleşme ihtimali yüzde 60. Bu oran, Tokyo gibi yüksek deprem riski taşıyan şehirlerle neredeyse aynı seviyede.
"TSUNAMİ TEHLİKESİ VAR AMA FELAKET BOYUTUNDA DEĞİL"
Kamuoyunda sıkça tartışılan bir diğer konu ise Marmara'da olası bir tsunami tehlikesi. Moriwaki, okyanus kıyılarındaki büyük tsunamilerin aksine Marmara'da en fazla 1 metrelik dalgalar oluşabileceğini, bu dalgaların da ancak en kötü senaryoda 3 metreye kadar çıkabileceğini ifade etti.
"Bu tür bir dalga bile bir insanı sürüklemeye yeter. Yüzerek kurtulmak zor, ama bir ağaca ya da yapıya tutunmak hayat kurtarabilir" dedi.
"İSTANBUL'DA EN ÇOK AVCILAR VE BÜYÜKÇEKMECE HİSSETTİ"
Yumuşak zeminli bölgelerin depremi daha şiddetli hissettiğini belirten Moriwaki, özellikle Avcılar, Büyükçekmece ve Yeşilköy gibi sahil semtlerinde riskin daha yüksek olduğunu söyledi. Buna karşın Taksim gibi zemini sağlam bölgelerde, yapıların eski olması dezavantaj oluştursa da deprem etkisinin daha az hissedildiğini belirtti.
"Depremde en önemli konu zemin. Bina çürük olabilir ama sağlam zemindeyse yine de ayakta kalabilir" diyen Moriwaki, zemin etüdü yapılmadan hiçbir yapı inşa edilmemesi gerektiğini vurguladı.