Güllü'nün ölümünde ilk dava günü bitti! Tuğyan Ülkem Gülter için karar çıktı
Yalova’da 26 Eylül 2025’te 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52) ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması bugün gerçekleşti. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları kabul etmedi. Gülter, "Annem düştü, herhangi bir temas ettiğini görmedim" dedi. İfadelerin ardından Savcı, davada mütalaasını açıkladı. Duruşma savcısı, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.
Şarkıcı Güllü'nün 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilk yargılama bugün gerçekleşti.
Takvim.com.tr Güllü'nün ölümüne ilişkin davadaki tüm gelişmeleri aktardı, canlı takip sona erdi.
CANLI ANLATIM
KARAR ÇIKTI
Davada ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Duruşma, 9 Ekim saat 09.00’da ertelendi.
TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER İÇİN İSTENEN CEZA BELLİ OLDU
Güllü'nün ölümüyle ilgili davada duruşma savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.
GÖZ GÖZE GELDİK VE YAŞADIĞINI DÜŞÜNDÜM
Verilen aranın ardından duruşmaya devam edildi. Güllü’nün eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz, tanık olarak dinlendi. Deniz ifadesinde, “Olay günü çığlık sesi duydum ve kapım çaldı. Sesi duyunca kapıya zaten yönelmiştim. Sultan ve Tuğyan bağırarak aşağı iniyordu. Ben indiğimde olay gerçekleşmişti. Aşağıda önce Gül hanımın yerde yattığını gördüm ve nefes alıp almadığına baktım. O an gözleri açılmıştı. Göz göze geldik. Yaşadığını düşündüm. Telefonum yoktu. Sultanın elinde telefon görünce telefonunu alıp sağlık ekiplerini aradım. Nişantaşı'na ses analizleri için gideceğim gün aracı Tuğyan kullanıyordu. Sultan da vardı. Kaçma planlarıyla ilgili ses kayıtlarını tartışıyorlardı. Sultan, 'ben senin arkanı toplamak zorunda mıyım' dedi. Bende ne demek istediğini sorduğumda 'abla gerekli gereksiz her şeyi anlatıyor" dedi.
‘KELEBEĞE ‘HADİ GÖRÜŞÜRÜZ’ DEMİŞTİR DİYE DÜŞÜNDÜM’
Tuğyan’ın avukatı Merve Uçanok’un “Güllü hanımın kendisine yakın olan penceresinden bir şey verir miydiniz? Sorusuna cevap veren Deniz ise "Hayır arada demir parmaklık var” diye cevap verdi.
Olayın gerçekleşme biçiminde ilk başlarda daha farklı düşündüğünü söyleyen Çiğdem Emir Deniz, “Ben olay örgüsünü şöyle düşünmüştüm. Kelebek gördüyse ona ‘hadi görüşürüz’ diyerek atmıştır diye düşündüm. Öyle esprili bir yanı vardı” ifadelerini kullandı.
‘SULTAN’IN BASKI ALTINDA İFADE VERDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’
Duruşmada söz alan Cumhuriyet Savcısı Şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in üzerine atılı ‘Üst soya karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ardından Sanık Tuğyan Ülkem Gülter son savunmasını yaptı. "Sultan'ın baskı üzerine bu şekilde ifade verdiğini düşünüyorum. Kardeşim Tuğberk'in annemle benim gibi kavgaları olmuştur. Annemle bir kavgalarında annem KADES'e de basmıştır. Ama sonra barışmışlardır. Kardeşim de benim gibi gerçeğin ortaya çıkmasını istiyor. Cezaevinde geçirdiğim süreyle alakalı 10 aydır zor bir süreç geçirdim. Bana kötü gözlerle bakılıyor. Ben 10 aydır defalarca asıldım, hüküm giydim. Her gün linç edildim. Özel hayatım, aile hayatım her gün boy boy paylaşılmaya devam edildi. Beni en çok yaralayan şey annemin acısını yaşayamam ve sonrasında kızımı görememem. Benim vicdanımda sakladığım bir suç yok. İsterlerse beni suçlasınlar. Ben yapmadığım bir şey için suçlanıyorum. Vicdanım temiz. Gerçeği bir ben bir Allah biliyor” dedi.
"ANNESİNİ PENCEREDEN ATTIĞINI GÖRDÜM"
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı Sultan Nur Ulu, “Biz, odadaydık ve eğleniyorduk. Güllü içeri girdi. O sırada ben aynaya döndüm ve daha önce yaşadığım bir kazadan dolayı olan yaralarıma bakıyordum. Arkamı döndüğümde Tuğyan’ın annesini pencereden attığını gördüm. Sonra bana 'Koş' dedi. Ben şoka girmiştim. Çok korkmuştum ve ilk ifadem farklıydı. Cenaze günü Tuğyan bana 'Beni yakarsan bende seni yakarım' dedi. Ben bunu avukatıma söyledim. Kendime dikkat etmemi, delillerin toplanmasını beklememi söyledi. Daha sonra avukatına gerçekleri söylemek istediğimi, artık dayanamadığımı söyledim. Gözaltına alındıktan sonra gerçekleri anlattım. Tuğyan daha öncesinden bana planına dair bir şey söylemedi. Ayrıca, ben yaralarıma bakarken çözülen ses kaydında, ‘hadi görüşürüz bay’ laflarını duymadım. Yaralarıma odaklanmıştım” dedi.
‘KATİL DEDİĞİN BİRİNİ NEDEN TESELLİ ETTİN’
Duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Sultan’a, “Olayın ardından cenazedeki görüntülerde 'Katil' dediğin birini neden göğsüne bastırıp teselli ettin? 'Katil' dediğin birine neden böyle merhamet gösterdin?” sorusunu yöneltti. Sultan Nur Ulu ise cevap olarak, “Seyhan Hanım cenazenin görüntüleneceğini ve basında servis edileceğini söyledi. Ben de görüntülerde soğuk davrandığım görülürse benim açımdan sıkıntı olacağını düşündüm” diye konuştu.
Sultan Nur Ulu, devam eden duruşmada sorulara cevap vermeyi sürdürüyor.
"TUĞYAN, ‘SONRA ÖLDÜRECEĞİM’ DEMİŞTİ"
Duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı tanık Çağrı Kutlu, “Olaydan önceki mayıs ayında Tuğyan ile Armutlu sahilde oturduk. Tuğyan bana 'annemin Tuğberk ile araları çok iyi. Ben de iyi geçineceğim. Sonra öldüreceğim' dedi” diye konuştu.
‘TUĞYAN İYİ ROL YAPAR’
Mahkemeye yine SEGBİS ile bağlanan Tuğyan’ın eski sevgili Kervan Eminoğlu ise “Ben o gece orada değildim. 2025 yılı mayıs ayında İstanbul'a taşındım. Tuğyan'la o zaman ayrıldık. Tuğyan ile Güllü aralarında sürekli sorun oluyordu. Bir küsüyorlardı, bir barışıyorlardı. Öldürmeyi gerektirecek bir sorun yaşamadılar. Bir ara Çağrı Bey diye biri ile konuştu. 'Bu kim?' diye sordum. Bana 'Annemin eski arkadaşı, şimdi intikam almak istiyor. Bu yüzden konuşuyorum' dedi. Ben 'Annenin husumetlisiyle konuşman iyi değil' diye uyardım. Bu olaydan bir kaç gün sonra Tuğyan beni aradı ve Çağrı ile annesinin barıştığını söyledi” diye konuştu.
Önceki ifadesinde Tuğyanın çok merhametli olduğu karıncayı bile incitemeyeceği yönündeki sözlerinin sorul’ması üzerine Kervan Eminoğlu, "Tuğyan iyi rol yapar. İster merhametli gözükür, isterse birden ağlamaya başlar" dedi.
SALONDAKİ KAMERANIN FİŞİ TELEFON ŞARJ ETTİĞİMİZ İÇİN ÇEKİKTİ
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasına, aranın ardından avukatların sorularıyla devam edildi.
Olayın ardından sakinleştiricinin etkisinde olduğu için ilk ifadesinde; ne söylediğini hatırlamadığını savunan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ev içindeki bazı kameraların kapalı olduğunun sorulması üzerine, "Mutfağın oradaki kameranın takılı olduğu fiş çaycı makinesinin takılı olmasından kaynaklı olarak çekiliydi. Salondaki kameranın fişi de sürekli telefon şarj ediyorduk. O nedenle fişi çekiliydi" diye yanıt verdi.
'ANNEMLE ARAMIZDA BÜYÜK BİR PROBLEM YOKTU'
Annesi ile arasında, her kız çocuğuyla annesi arasındaki problemlerin olduğunu söyleyen Gülter, "Annemle aramızda sorun yoktu. Her anne ile kız arasında olan sorunlardan vardı. Büyük bir problemimiz yoktu" dedi.
‘ANNEMİN DİJİTAL MERAKI VARDI’
Annesinin odasının kapısının neden şifreli olduğunun sorulması üzerine, "Annemin tamamen dijital eşyalara merakı vardı. Hatta kameraları da onun için taktırmıştı" diyen Gülter, güvenlik kamerası görüntülerine de yansıyan, olayın ardından neden tekrar yukarı çıktığı yönündeki soruya ise "O an kendimde değildim. Ben cezaevinde, kadın programlarında gördüm. Hatta olaydan sonra bir polis, iyi olup olmadığımı sorduktan sonra beraber yukarı çıkmıştık. Hatırladım" diye yanıt verdi.
'7 YILDIR YASAKLI MADDE KULLANMIYORUM'
Olay sırasında alkollü olmadığını ve yasaklı madde kullanmadığını da söyleyen Tuğyan Ülkem Gülter, "Daha önce yasaklı madde kullanıyordum ama 7 yıldır kullanmıyorum" dedi.
'OLAYA KARIŞAN HERKESTEN ŞİKAYETÇİYİM'
Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin ölümüyle ilgisi olan herkesten şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Olayın olduğu gün Kartal’daki evimdeydim. Ablam aradı, çığlıkla 'Annem düştü' dedi. Hemen yola çıktım, hastaneye gittim. Bir polis kameralara ulaşıp, ulaşamadığımı sordu. Ulaşabildiğimi söyledim ve uygulamayı açıp, polise verdim. Ardından hastaneye girdim ve ablamla karşılaştık. Çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben olaya karışan herkesten şikayetçiyim."
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Yalova’da şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasında savunması alınan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Gülter, olay gecesi annesinin düştüğü sırada arkasının dönük olduğunu belirterek, "Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim, eğer onu görseydim tutmaya çalışırdım" dedi.
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda "Güllü" olarak tanınan Gül Tut’un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ilk kez hakim karşısına çıktı.

Duruşmada savunmasını yapan Gülter, yaklaşık 10 aydır zor bir süreç geçirdiğini belirterek, "Her şeyim paylaşılıyor. Bundan çok rahatsızım" dedi.
Olay günü Sultan Nur Ulu ile birlikte dışarı çıktıklarını anlatan Gülter, yeni çocuk için bakıcı aradıklarını, daha sonra annesinin bakıcı bulduğunu söylediğini ifade etti. Gülter, merkezde bakıcıyla görüşmelerinin ardından Sultan ile Yalova’daki evlerine döndüklerini anlattı.
Evde annesiyle günlük yaptıkları şeyleri konuştuklarını belirten Gülter, dışarı çıkmak istediğini ancak annesinin istemediğini söyledi. Daha sonra yemek siparişi verdiklerini ve film izlemeye başladıklarını anlatan Gülter, "Şarap açtı annem" dedi.
Gülter, bir süre sonra telefonuyla başka bir odaya geçtiğini ve annesinin buna tepki gösterdiğini belirterek, "Telefonla konuşuyorsun, bölüyorsun filmi diye kızdı. Gırgır şamata yaptık, eğleniyorduk" ifadelerini kullandı.
Daha sonra Sultan Nur Ulu ile odalarına geçtiklerini söyleyen Gülter, saçını açıp oynamaya devam ettiklerini, bu sırada Kervan Eminoğlu ve Çiğdem abla ile telefonla konuştuğunu anlattı.
Gülter, annesinin odaya girdiğini ve kendileriyle oynadığını belirterek, olay anını ise şöyle anlattı; "Annem içeri girdiğinde oynuyorduk. Bizimle de oynadı. Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum. Arkama baktım annem düşmüştü. Sultan’a ‘koş’ dedim, birlikte indik. Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim."

"ANNEM ALKOL ALDI"
Olay gecesi annesinin alkol aldığını da belirten Gülter, "Olay günü annem alkol aldı. Zeminde odamızda herhangi bir ıslaklık hissetmedim" dedi.
Gülter, olay sırasında Sultan Nur Ulu’nun aynaya baktığını da ifade etti.
"ALEYHİME OLAN BEYANLARI KABUL ETMİYORUM"
Savunmasında Kervan Eminoğlu ile ilişkisine de değinen Gülter, 2024 yılından beri ilişkilerinin bulunduğunu ve annesiyle en ufak tartışması olduğunda dahi Eminoğlu’na mesaj attığını söyledi.
Gülter, Eminoğlu'na gönderdiği bazı mesajlarla ilgili ise "Mesajları bir anlık sinirle attım. Dilimizin kemiği yoktu" dedi.
Hakkındaki suçlamaları ve aleyhindeki beyanları kabul etmediğini belirten Gülter, Sultan Nur Ulu’nun kendisi hakkında baskı altında beyanda bulunduğunu öne sürerek, "Sultan’ı baskı altındaydı, o yüzden bu beyanda bulunmuştur. Ben de karakolda çok baskı gördüm" ifadelerini kullandı.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Güllü davasının ilk duruşması, tarafların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.
TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER İLK SAVUNMASINI YAPTI
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden geçen yıl 26 Eylül'de düşerek hayatını kaybeden, "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un ölümüne ilişkin kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in yargılanmasına başlandı.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya hakkında "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açılan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ve maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter katıldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu.
Duruşmada, zaman zaman ağladığı görülen sanık Tuğyan Ülkem Gülter, suçlamayı kabul etmediğini söyledi.
Duruşma, Gülter'in savunmasıyla devam ediyor. Gül Tut'un ölümüyle ilgili "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle ayrı dava açılan Sultan Nur Ulu da duruşmada tanık olarak dinlenecek.
KİLİT İSİM ADLİYEDE
Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması öncesinde Sultan Nur Ulu, Yalova Adliyesi’ne geldi. Dosyanın kilit isimlerinden Ulu, duruşma salonunun önünde beklemeye başladı.
Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, Sultan Nur Ulu hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
TUĞBERK GÜLTER ADLİYEDE
Yalova'da geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden, kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması için Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, Yalova Adliyesine geldi.
Güllü'nün 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında dava açılmıştı. Davanın ilk duruşması bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Duruşmaya saatler kala Yalova Adliyesi'ne gelen Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, basın mensuplarının sorularını cevapsız bıraktı. Güllü'nün menejeri Çiğdem Deniz Emir'in de Tuğberk ile birlikte adliyeye geldi.
Basın mensupları da adliye önünde bekleyişi sürüyor.
11 AYLIK SORUŞTURMA TAMAMLANDI
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma 11 ay sonra tamamlandı. Hazırlanan iddianamede; bir numaralı sanık olarak yer alan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede; Güllü’nün, kızı Tuğyan’a ait odanın penceresinden düştüğü, 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi. Toksikoloji incelemesinde; Gül Tut’un kanında 3.53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifadesine de yer verildi.

SAVCILIK: GÜLLÜ'YÜ ODAYA GETİRMEK İÇİN EN SEVDİĞİ ŞARKI AÇILDI
Tuğyan Ülkem Gülter’in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği 'Malkata' isimli roman havasını açmasını istediği, şarkının Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi. Müziği duyan Gül Tut'un, 'O ne lan?' diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedildi. Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.
ANNESİNİ, 'HADİ GÖRÜŞÜRÜZ' DİYEREK PENCEREDEN ATTIĞI İDDİASI
İddianamede; olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi. Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla 'Hadi görüşürüz' denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı. İddianamede, Gülter’in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtildi.
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi. Sultan Nur Ulu’nun, Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını belirttiği ifadesi de iddianamede yer aldı. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.
'BİR GÜN CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM'
İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Üç tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini 'Bir gün camdan atıp öldüreceğini' söylediğini iddia etti. Bir başka tanık ise Gülter’in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlattı. Gülter’in eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda 'Bıktım bu annemden', 'Gebersin', 'Bu kadın ölsün', 'Ölmüyor, ne zaman?' ve 'Ona büyük bir şey yapacağım' şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.
'ZİHİNSEL OLARAK EYLEME HAZIRLANMIŞ'
Tuğyan’ın olaydan yaklaşık 2 ay önce eski erkek arkadaşı K.E.'ye, 'Annem birazdan kendini atıyor' şeklinde mesaj gönderdiği de iddianamede yer aldı. Savcılık, bu mesajı Gülter’ib eylemine ilişkin 'zihinsel hazırlık süreci'nin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.
Evde bulunan kamera kayıtlarının ham halinde, Gül Tut’un yere düşmesinden önce kısa aralıklarla 3 farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu tespit edildi. Bilirkişi değerlendirmesinde; ikinci ve üçüncü çarpma sesi arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin Gül Tut’un pencereden çıkışıyla beton zemine çarpması arasında geçen süreyle büyük ölçüde örtüştüğü belirtildi. Gül Tut’un odada bulunan Tuğyan ve Sultan’a yaklaşık bir metre mesafede olduğu ancak ilk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca iki kişiden de herhangi bir bağırma veya kurtarma refleksi duyulmadığı aktarıldı. Savcılık, bu durumun Tuğyan ve Sultan’ın düşme olayını gördüklerine ve olayın anlatıldığı gibi ani bir kaza olmadığına işaret ettiğini kaydetti.
'DIŞ KUVVET VEYA TEMASIN BULUNMASI KAZA İHTİMALİNDEN YÜKSEK'
Olayın gerçekleştiği odanın zemininden alınan numunelerde; kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadı. Gül Tut’un tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine ilişkin bir bulgu bulunmadığı, şarkıcının yükseklik korkusu olduğunun birçok tanık tarafından anlatıldığı belirtildi. Bilirkişi heyeti, Gül Tut’un vücut yapısı ve pencerenin yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet veya temas bulunmasının, kaza ihtimalinden daha mümkün olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise yüksekten düşmenin intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini ve olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini kaydetti.
MESAJLARI SİLDİRMEK İSTEMİŞ
İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra eski erkek arkadaşı K.E.'den telefon ekranını paylaşmasını ve aralarındaki mesajları silmesini istediği belirtildi. Gülter’in K.E.’ye katıldığı canlı yayında susması, olay gecesinden ve annesiyle arasındaki sorunlardan bahsetmemesi yönünde baskı yaptığı, annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu söylemesini istediği ifade edildi. Savcılık ayrıca Tuğyan’ın olayın tek görgü tanığı konumundaki Sultan Nur Ulu’yu sürekli yanında tutmaya çalıştığını, başka biriyle buluştuğu sırada takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini kaydetti.
'HAKKIMI HELAL ETMEM'
Tuğyan ve Sultan’ın olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları kaydedildi. Görüşmede; Sultan’a Tuğyan tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Tuğyan’ın iaraya girerek, 'Tabii ki ediyorum. Birgün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem' dediği belirtildi. Gülter’in olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de iddianamede destekleyici deliller arasında gösterildi.
'SERİ KATİL DAVASI' OYUNUNU İNCELEMİŞ
Tuğyan Ülkem Gülter’in dijital materyallerinde ise 'Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?', 'Kokain saçta ne zaman çıkar?' ve 'Saçta metamfetamin çıkar mı?' şeklinde internet aramaları yaptığı tespit edildi. Gülter’in ayrıca 'Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma' isimli bir kutu oyununu internet üzerinden incelediği belirtildi. Buna karşın Tuğyan ve Sultan’dan alınan saç örneklerinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi. Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda da suç unsuruna rastlanmadı.

YAŞADIĞI PANİK KAMERAYA YANSIDI
Olay gecesine ait yeni güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde; Güllü’nün düşmesinin ardından Tuğyan’ın bina girişinde polis ekipleriyle konuştuğu, daha sonra daireye çıktığı görüldü. Tuğyan’ın olay sonrasında panik yaşadığı ve polis ekiplerine, “Annem neden öyle söylüyor, annem iyi mi?” dediği görüntülere yansıdı.
O ANLARI UYGULAMALARI OLARAK ANLATTI
Öte yandan Sultan Nur Ulu’nun, savcılıkta verdiği ifade sırasında olay anını canlandırdığı öğrenildi. Tuğyan Ülkem Gülter’in annesine arkadan yaklaşarak kalçasının altından kavradığını ve ardından pencereden aşağı attığını öne süren Ulu’nun o anları uygulamalı olarak anlattığı görüntüler dava dosyasına girdi. Ulu, savcılık ifadesinde de Tuğyan’ın annesini arkadan tuttuğunu, ardından yukarı doğru çektiğini gördüğünü iddia etti. Sultan Nur Ulu, Güllü'nün bu olayın ardından pencereden düştüğünü iddia ederek, Tuğyan'ın daha sonra "Koş" diye bağırarak aşağıya doğru gittiğini söyledi. Ulu, ifadesinin devamında kendisinin de Tuğyan'ın peşinden gittiğini anlattı.
BAŞSAVCILIK: ÖNCEDEN TASARLAMIŞ
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü kaydetti. İddianamede, tutuklu Gülter’in, 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede, ikinci sanık olarak yer alan ve ev hapsi kararı daha sonra kaldırılan Ulu’nun ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapsi istendi.
Sanıkların yargılanmasına, bugün Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde başlanacak.
NE KADAR CEZA İSTENİYOR?
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 11 ay süren soruşturmanın ardından hazırladığı iddianamede, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında ise 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede yer alan mesajlar, tanık ifadeleri, ses kayıtları ve bilirkişi raporları, soruşturmanın öne çıkan ayrıntılarını oluşturdu. Sanıklar, Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkacak.