“Girne’deki feribot faciasında can simidi oldular: 100-120 kişiyi kurtardılar
Girne açıklarındaki feribot faciasında kendi tekneleriyle yardıma koşan yat işletmecisi Fırat Gencer ve ekip arkadaşları, can pazarında yaşananları A Haber’e anlattı. Gencer, su sporları ekipleriyle birlikte yaklaşık 100-120 kişiyi kurtardıklarını söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yaşanan feribot faciasının ardından yolcuları kurtarmak için seferber olan yat işletmecisi Fırat Gencer ile genç ekip arkadaşları, olay anında yaşadıklarını A Haber Özel Röportajı'nda anlattı.
Kendi teknesiyle 60-70 kişiyi kıyıya ulaştırdığını belirten Gencer, bölgedeki diğer su sporları ekipleriyle birlikte yaklaşık 100-120 kişiyi kurtardıklarına inandıklarını ifade etti.
Feribot faciasını fark eden Fırat Gencer yaşananları anlattı (Fotoğraflar AA'dan ve Takvim foto arşivinden alınmıştır.)
TURUNCU CAN SALLARINI GÖRÜNCE HAREKETE GEÇTİ
Feribottaki olağan dışı durumu kıyıdan fark eden Gencer, turuncu can sallarının şiştiğini görünce Sahil Güvenlik ekipleriyle iletişime geçtiğini söyledi.
Gencer, olayın başlangıcını şu sözlerle anlattı:
"Havanın çok kötü olduğunu fark eden ve geminin nasıl seyir yapacağını arkadaşımla konuşurken yaklaşık 15 dakika sonra içeride turuncu can sallarının şiştiğini ve arka arkaya patladığını gördüm. Ardından sahil güvenliği aradım."
Sahil Güvenlik ile yaptığı görüşmeyi de aktaran Gencer, şunları söyledi:
"Sahil Güvenlik'i arayıp komutana, 'Komutanım, şu anda ihbar var mı?' diye sordum. 'Bize gelen bir ihbar olmadı, bir çağrı olmadı.' yanıtını verdi. Bir dakika sonra beni geri arayarak yardım çağrısı aldıklarını ancak kendilerine henüz net bilgi ulaşmadığını söyledi. Ben de 'Komutanım, teknenin battığını görüyorum. Acil yardım çağrısı yapalım.' dedim."

BÖLGEDEKİ TİCARİ TEKNELER YARDIMA ÇAĞRILDI
Bölgeye ilk ulaşan ekiplerden biri olduklarını belirten Gencer, kötü hava koşulları nedeniyle kısa mesafeyi yaklaşık 20 dakikada katettiklerini anlattı.
Facia bölgesinde karşılaştıkları manzarayı aktaran Gencer, şu ifadeleri kullandı:
"Denizin ortasında can pazarı vardı. Çok uzak bir mesafe olmamasına rağmen gitmemiz 20 dakikayı buldu. Herkes mazotlu suyun içinde yardım istiyordu. Öncelikli olarak çocuklu aileleri almaya çalıştık. Sonrasında diğer insanlara yardım edip çıkardık. Can simitlerinin içerisinde bulunan küçük çocukları almaya başladık ve kıyıya getirdik."

LİMANA 45 AMBULANS VE SAĞLIK EKİBİ SEVK EDİLDİ
Gencer, yanında bulunan Mehmet Şahoğulları'nın KKTC Başbakanı ve Sağlık Bakanı ile iletişime geçerek durumu bildirdiğini söyledi. Yapılan görüşmenin ardından limanda geniş çaplı bir hazırlık başlatıldığını belirten Gencer, şunları kaydetti:
"Bu esnada benim yanımda oturan Mehmet Şahoğulları arkadaşım vardı; sağ olsun Başbakanımıza, Sağlık Bakanımıza hemen bilgi geçerek çok hızlı bir şekilde, gerçekten tebrik ederim, öyle hızlı bir organizasyon yaptılar ki limana yaklaşık 45 ambulans, sağlık ekibi, AFAD, sivil savunma olarak herkesi bir anda yığdılar ve biz yaklaşık bir saat sonra geri döndüğümüzde bütün ekipler bizi hazır şekilde bekliyordu, yaralılara müdahale ediyorlardı."

"SUYUN ÜZERİNDE GÖRDÜĞÜMÜZ HERKESİ KURTARDIK"
Diğer teknelerin de kısa sürede bölgeye ulaşarak kurtarma çalışmalarına katıldığını anlatan Gencer, ekiplerin bütün güçleriyle mücadele ettiğini belirtti:
"Herkes, biz geldikten sonra diğer arkadaşlarımız da yaralıları getirmeye başladı, art arda herkes geldi. Büyük bir çapta herkesi kurtarmaya çalıştık."
ERKEN MÜDAHALE DAHA BÜYÜK BİR FACİAYI ÖNLEDİ
Feribotun kıyıdan görülmesinin ve ekiplerin erken harekete geçmesinin daha fazla can kaybını önlediğini belirten Gencer, geminin birkaç dakika daha ileride batması durumunda yerinin tespit edilemeyebileceğini söyledi:
"En büyük şansımız da gözümüzün önünde olduğu için ve gördüğümüz için erken müdahale ettiğimiz için daha büyük bir felaketi önledik. Yani bu tekne bir 10 dakika daha gidip ileride batsaydı kimse bunu görmeyecekti, yardım çağrısı belki de ulaşmayacaktı. Ulaşsa bile kimse anlamayacaktı nerede olduğunu, mevkisini de bulamayacaktı ve çok daha can kaybımız olacaktı."
Arama kurtarma çalışmalarının kesintisiz sürdüğünü dile getiren Gencer, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Evet, can kayıpları var ama şu anda kimse bilgi vermiyor. Enkazımız da 520 metreye battığı için ulaşılamıyor ama arama kurtarma çalışmaları hiç aralıksız devam etti. Türkiye'den tekne geliyor bu enkazı çıkarmak için ve içinde kalan yolcuların cesetlerini çıkartmak için bekliyoruz. Yani diyecek başka bir şeyim yok, yani büyük bir felaketti."

EKİPLER YAKLAŞIK 100-120 KİŞİYİ SUDAN ÇIKARDI
Gencer, kendi teknesinin yanı sıra diğer su sporları ekiplerinin ve bölgedeki tur teknelerinin de kurtarma çalışmalarına katıldığını anlattı:
"Sadece benim teknemle 60-70 kişiyi kurtardık. Diğer su sporları ekipleriyle birlikte yaklaşık 100-120 kişiyi çıkardığımıza inanıyoruz. Bölgede iki-üç tekne daha vardı. Hamit ağabeyimiz de botla gelerek çok sayıda kişiyi aldı. Tur teknesi ise enkazın üzerindeki insanları kurtardı."
KALP MASAJIYLA HAYATA DÖNDÜRÜLENLER OLDU
Sağlık ekiplerinin limana hızla ulaşmasının can kaybının artmasını önlediğini vurgulayan Gencer, bazı kazazedelerin kalp masajıyla yeniden hayata döndürüldüğünü söyledi:
"Mehmet Şahoğulları, Başbakanımızı ve Sağlık Bakanımızı aramasaydı ekipler belki de bu kadar hızlı toplanamaz, daha fazla can kaybı yaşanabilirdi. Çünkü gelenlerin çoğuna burada kalp masajı yapıldı; yeniden hayata döndürülenler de var."

"NEFESİ BİTMİŞ İNSANLAR VARDI"
Kurtarma çalışmalarına katılan gençlerden biri, facianın aniden meydana geldiğini ve bazı kazazedelerin son anda tekneye alındığını belirtti:
"Yani gerçekten tamamen Fırat abinin anlattığı gibi oldu her şey. Hani bir anda oldu ve gerçekten çok erken, yani bu içine doğduğu için bu kadar hızlı müdahale edebildik. Hani gerçekten biraz daha geç kalsaydık biz gittiğimizde, hani bunu şey olsun diye söylemiyorum ama hani ucu ucuna, hani nefesi bitmiş insanlar vardı bizim tekneye aldıklarımız arasında ve çocuk çok vardı. Hani suyun içinde yani, filikanın içinde değil suyun içinde."
ÇOCUKLARIN ÜZERİNDE CAN YELEĞİ YOKTU
Ekipteki genç, sudan çıkardıkları bazı çocukların üzerinde can yeleği bulunmadığını ve tekneden kopan plastik bir parçaya tutunarak hayatta kalmaya çalıştıklarını anlattı:
"Bizim aldığımız çocukların üzerinde can yeleği yoktu ancak diğer insanların üzerinde vardı. Çocuklar, tekneden kopan plastik bir parçanın içinde oturuyordu. Durumları çok kötüydü. Bu gerçekten tarif edilemez bir duyguydu."

"HER YER CAN PAZARIYDI"
Kurtarma ekibinde bulunan bir diğer genç ise facia sırasında yaşananları şu sözlerle aktardı:
"Her yer can pazarı; insanlar kurtulmaya çalışıyor, yaşlılar, çocuklar, ufak ufak bebekler... Allah'tan erken müdahale vardı biraz. Allah'a şükür çok bir şey olmadan halletmeye çalıştık."
KKTC'de kayıp 18 kişiye ulaşılması amacıyla havadan ve denizden yürütülen arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.