YAKIŞANI YAPTI
(Sayın Başbakan'ın hüzünlü gurbeti bitirme davetiyle alakalı mülahazalarınızı lütfeder misiniz?) Orada o kendine yakışanı yaptı. Fakat o ilk değil. Sayın Cumhurbaşkanı da, başka ricari devletten daha başkaları da kendilerine yakışan o cihan mertliğini her zaman sergilediler. O arkadaşlardan yanıma gelen kimseler de 'Artık Türkiye'ye gelme zamanı değil mi' dediler.
Ben de bana yakışanı yapmam lazım. Türkiye güvenli bir yer değil diye gitmiyorum zannediliyor olabilir. Ama ben hiçbir zaman böyle başıma dert açacağım mülazası yaşamadım.
27 Mayıs'ı gördüm ben, karşıma çıkan bir emniyet amiri merdivenlerin başında eğer 'dur' demeseydi, o dramatik filmlerde olduğu gibi dirseğini kaldırmıştı beni, merdiven boşluğuna atacaktı. 12 Mart ondan sonra geldi; 3 sene mahkumiyet, bir sene de sürgün aldım. 12 Eylül'de bir şaki gibi 6 sene kaçtım. İçeriye girenler dediler ki, "gireni iflah" etmiyorlar.
Daha sonra 28 Şubat, 27 Nisan meseleleri oldu. O dönemde de tehditler oldu. Hatta ben yine Amerika'daydım 97'de. Devletin başındaki insan bir yerde önemli bir değişiklik olunca bana telefon etti, "Gel burası güvenli" dedi. Mayo Kliniği'ne tedaviye geldim, o gelişte de kaldı öyle...
'ÜLKEME ZARAR VERMEM'
Kendi ülkemde ölmeyi ve mübarek annemin ayaklarının dibine gömülmeyi arzu ederim. Bunu da benim vasiyetim sayın!.. Ama yaptığım şeylerde, düşüncelerimde, gayretlerimde, milletime, ülkeme zerre kadar zarar gelmesine razı olamam. Yüzde bir ihtimalle de olsa razı olamam ona.
'KAHVEYE HASRETiM'
Türkiye'deki olumlu şeylerde bir duraklama olacaksa şayet, ben bir müddet daha ömrüm vefa ederse burada kalmayı; ülkeme, milletime, ülkemde olan o şeylere zarar vermemek için dâu's-sıla deyip sıla sevdasıyla, kahve içtiğim, kahveleri bile böyle hatırlayarak ve sonra ondan kaçarak, burnumun kemikleri sızladığı anda ondan uzaklaşarak, burada kalacak, yaşayacağım.
* Fethullah Gülen, 23 Haziran 1993'te vefat eden annesi Refia Gülen'in İzmir Karşıyaka Örnekköy'deki mezarının yanına gömülmeyi vasiyet etti.