16 Temmuz tatil mi olacak? 2021 Kurban Bayramı tatili 11 gün mü, hangi tarihlerde idrak edilecek?

Tüm illerden vatandaşlar yoğun bir şekilde 16 Temmuz tatil mi olacak? Sorusunun yanıtını araştırıyor. 2021 yılı Kurban Bayramı için geri sayım başlamışken en çok merak edilenler arasında tatilin kaç gün süreceği oluyor. 15 Temmuz resmi tatilinin Perşembe gününe denk gelmesinden dolayı bayram tatili ile birleştirilerek 16 Temmuz’un da tatil olup olmayacağı merak konusu oldu. Peki 2021 Kurban Bayramı tatili 11 gün mü, hangi tarihlerde idrak edilecek? İşte tüm detaylar…

Giriş Tarihi :07 Temmuz 2021 , 08:48 Güncelleme Tarihi :07 Temmuz 2021 , 08:48
16 Temmuz tatil mi olacak? 2021 Kurban Bayramı tatili 11 gün mü, hangi tarihlerde idrak edilecek?

İÇİNDEKİLER

16 Temmuz tatil mi olacak? 2021 Kurban Bayramı tatili 11 gün mü, hangi tarihlerde idrak edilecek? Sorgulamaları arama motorları üzerinden sıklıkla yapılıyor. Çalışan milyonlarca vatandaş Kurban Bayramı tatilini iple çekiyor, dinlenmek ya da tatil yapmak planları kuruyor. Peki bayram tatili 9 mu yoksa 11 gün mü olacak? 16 Temmuz'u da içerisine alacak mı?

16 TEMMUZ TATİL Mİ? KURBAN BAYRAMI TATİLİ 11 GÜN MÜ?

Bu düzenlemeye göre 16 Temmuz Cuma günü mesai bitiminde başlayacak olan Kurban Bayramı tatili 9 gün sürecek ve 26 Temmuz Pazartesi günü işbaşı yapılacak. Bayram taitlinin 11 güne çıkarılıp çıkarılmayacağı hakkında henüz resmi bir açıklama gelmedi.

2021 KURBAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Kurban Bayramı'nın 1. günü bu yıl 20 Temmuz 2021 tarihine denk geliyor. Kurban Bayramı'nın 4. günü ise 23 Temmuz 2021 tarihinde idrak edilecek.

Kurban Bayramı 1. gün 20 Temmuz 2021
Kurban Bayramı 2. gün 21 Temmuz 2021
Kurban Bayramı 3. gün 22 Temmuz 2021
Kurban Bayramı 4. gün 23 Temmuz 2021

KURBAN'IN DİNİ DAYANAĞI NEDİR?

Kurban, Kur'an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ ile sabit bir ibadettir. Kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur'an-ı Kerim'de deliller mevcuttur. Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir (Sâffât, 37/107).

Kurbanın meşruiyetine işaret eden başka âyetler de vardır: "Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin." (Hac, 22/28), "Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık." (Hac, 22/34), "Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır.

Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Allah'a ulaşacak olan ancak, sizin O'nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir." (Hac, 22/36-37)
Bu âyetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah'a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlâs ve takva olduğunun bizzat âyetin metninde yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır.
Hz. Peygamber (s.a.s.) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Hz. Peygamberin (s.a.s.), meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kestiği bilinmektedir (Tirmizî, Edâhî, 11; bkz. Buhârî, Hac, 117, 119; Müslim, Edâhî, 17).

Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Hz. Peygamber (s.a.s.), kurban bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dâhil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade edip; bu ibadetin Allah rızası için yapılmasını tavsiye etmiştir (Tirmizî, Edâhî, 1; İbn Mâce, Edâhî, 3).
Ayrıca hicretin ikinci yılından itibaren bugüne kadar müslümanların kurban kesmeleri, bu konuda görüş birliği olduğunu da göstermektedir (İbn Kudâme, el-Muğnî, XIII, 360).