Sınırları aşan kavga

Eklenme Tarihi 28 Mart 2025

R Mithat Paşa vardı Osmanlı'nın son döneminde. Suriye Valisi'ydi. İngiliz ve Fransızlarla sıkı fıkıydı. Suriye'yi ayrı bir devlet olarak ilan etmek istiyordu. Avrupa ona büyük destek veriyordu. Üstelik Sultan Abdülazlz'i öldüren mason paşalar içinde o da bulunuyordu.
Sultan Abdülhamid Han onu İzmir'e geldiğinde yakalatmak istedi.

Ermeni yardımcısından operasyonu haber alan Mithat Paşa İngiliz elçiliğine sığınmayı seçti.
Büyük hizmeti vardı onlara. Ancak haftasonu olduğu için İngiliz elçiliği kapalıydı. Sorun değildi.
Onu seven çok elçiler vardı. Açık olan Fransız elçiliğine koştu. Oraya sığındı.
Mithat Paşa'ya yardım için diğer Avrupa ülkelerinin elçileri de Fransız konsolosluğuna koştu. Çok sevdikleri ve faydalı buldukları Mithat Paşa'yı nasıl kurtarırız diye saatlerce toplantılar yaptılar. Ancak Paris'te farklı bir düşünce hakimdi.
Zaten Tunus meselesi yüzünden Osmanlı ile kriz yaşıyorlardı.
Şimdi faydalı bir eleman diye sadece bir kişi için bu krizi büyütmenin ne alemi vardı. İzmir Konsolosluğuna "Derhal faydalı eleman Mithat Paşa'yı İstanbul'a teslim edin. Bu işten çekilin" talimatı verdiler.

Fransızlar kendilerine ve İngilizlere çok emeği olan Mithat Paşa'yı sattılar, Osmanlı'ya teslim ediverdiler. Sonuçta sadece bir kişiydi işte.
Batı aşığı ittihatçı Mason Paşalar, sonrasında Abdülhamid Han'ı tahttan indirdi. Çok kısa sürede balkanlar elde gitti.
Ardından bu mason paşalar birbirlerine girdiler.
İnanılmaz iddialarda bulundular. Fransızcıİngilizci- Almancı diye bölünüp İttihat Terakki çatısı altında birbirlerine düşman oldular. Müthiş bir aile içi çatışma-suçlama sonrası kapışmayı Almancı mason paşalar kazandı.
Bizi Almanlar'ın yanında savaşa sokarak kocaman imparatorluğun milyonlarca km kare toprak kaybetmesini ve parçalanmasını sağladılar.

Dönelim günümüze.
CHP bir kurultay yaptı.
Kemal Bey orada kaybetti.
İmamoğlu'nun desteklediği Özgür Özel kazandı.
Kemal Bey "Bu kurultayda büyük şaibe var araştırılsın" çağrısı yaptı. Onu destekleyen delegeler savcılığa suç duyurusunda bulunup kurultayda rüşvetle oy toplandığını iddia ettiler. "Bana 250 bin teklif ettiler" diyen de vardı "2 milyon"dan bahseden de.

Cep telefonları, ev iddiaları, iş bulma vaadleri cabasıydı.
Ve birden Ekrem İmamoğlu'nun yakın elemanlarına ait para kuleleri servis ediliverdi.
CHP "Kemalciler- Ekremciler" diye birbirine girmişti.
Kemal Bey'i destekleyen delegeler ve üst düzey isimler önce medyada sonra savcılıkta Ekrem İmamoğlu ile ilgili yolsuzluk-hırsızlık iddialarını patlatıp, ihbar ve delil yağmuru için sıraya girdiler. Kavga o kadar büyüdü ki, en sonunda CHP delegeleri, Ekrem İmamoğlu'nu güçlü deliller sunarak içeri attırdı. CHP, CHP'de delil yağmuru ile darbe yapıyordu.
CHP Genel Başkan yardımcısı dün Silivri'ye ziyarete gidiyor, orada bir CHP delegesi "Kemal Kılıçdaroğlu'na yüzüne tükürlecek adam diye sabah programında yayın yapıyor aklı sıra.
Sen kimsin. Yüzüne tükürülecek adam sensin" diye bağırıyordu.
Avrupa bu kavgada CHP'nin yanındaydı ama kafaları karışıktı. Sadece İngilizler uyanıktı ve seslerini hiç çıkarmıyordu.
Özgür Özel BBC'ye çıkıp "Yanımızda olmayan İngiltere'ye kırgınız" diyordu. Küsmüştü Özgür Özel. Sonuna kadar haklıydı.
İmamoğlu İstanbul'da 6 milyon kişinin kardan sokakta mahsur kaldığı gecede bile İngiliz elçiye boğazda rakı balık ısmarlamıştı.
Ayıp etmişti İngilizler.

Ama olsun Fransızlar ve Almanlar yanlarındaydı.
İngilizler ise herkesin büyük balık olmak için savaştığı CHP'de küçük balıkları yutmak isteyenleri görüyor ve karışmıyordu.
İngiliz böyleydi.
Zaten meşhur Kızılderili atasözünde "Okyanusta iki balık kavga ediyorsa bilin ki az önce oradan uzun bacaklı İngilizler geçmiştir" deniyordu.
İngiliz geçer, kezzapı döker, kavgayı bile çıkarır, sonra siyanür dökülmesini bile izlerdi.
Sonuçta İmamoğlu onlar için bir tek kişiydi.
Özgür Özel'in "Küstüm Şov"u umurlarında değildi. Üstelik Avrupacı CHP'nin hala göremediği bir şey vardı. ABD Başkan yardımcısının bir wattsap grubundaki yazışmaları ortalığa saçılıyordu.

"Avrupa'yı kurtarmak zorunda kalmaktan nefret ediyoruz" diyordu adam. Başkan Trump ise "Avrupa ABD'yi batırmak için kuruldu" diyerek bu kıtayı düşman ilan ediyordu.
Avrupa artık masalarda bile yoktu ve tasfiye ediliyordu. İngiliz de o Avrupa'nın içinde, ABD'nin üzerindeki asalak olarak can derdindeydi.
Londra bile Ankara'ya yanaşmak için çırpınıyordu. Yanlış yere oynarsan seni de birbirine düşürüp cezaevine bile attırırlardı. CHP'nin CHP'yi kırdığı tiyatroda durum bu. O cenahta olayı CHPli Şaban Sevinç gördü.
"Yaşanan tüm gelişmeler Kemal Bey'in ekip arkadaşlarının neden olduğu olaylardan kaynaklanıyor" dedi.
Aslında bunu tüm CHP'liler görüyor.
Ama "Hükümet darbesi" diyerek kendi kavgalarından istifade edeceklerini zannediyorlar.
Millet de bunu bir kenara not ediyor.