Kalabalığın arasında yürüyorum, annemle. Çevredeki inşaattan dolayı yer yer tozlu yollara sapmak zorunda kalıyoruz. Derken konser alanına girmek için güvenlik kontrolünden geçiyoruz. Sağım, solum, önüm, arkam türbanlı kadın dolu!Rengârenk baş örtülerinin yarattığı ilginç ahenk arasında yürürken Hello dergisinden Ayça'yı görüyorum. Birbirimize bakıp gülümsüyoruz; "hah bir tanıdık yüz" diyoruz. Bir yandan da annemin koluna girip ona takılıyorum; "kendini 'azınlık' gibi hissettin mi?". Gayet net "yoo" diye cevap veriyor.
Bulunduğum ortam benim için değişik; başı açık, eğitimli, belli yerlerde gezen, belli bir sosyal çevresi olan 'modern' görünümlü biri için yüzlerce türbanlı ile birlikte bir eğlence aktivitesinde bulunmak inanın 'değişik' bir deneyimdir. Ve ben bu durumdan çok memnunum. İlginç bir atmosferin içindeyim. Heyecanla bekliyoruz; tasavvuf müziğinin dünyaca ünlü ismi, İngiliz vatandaşı Müslüman sanatçı Sami Yusuf'u az sonra dinleyeceğiz.
Protokolde gazeteci Güneri Cıvaoğlu'nun hemen arkasında oturuyorum. Kameralar Cıvaoğlu'na çevrilmiş; konser hakkında röportaj yapıyorlar. Bilseler ki hemen 20 cm. gerilerinde, artık bu konuların uzmanı olmuş, bir yıldır 'muhafazakâr' kesimle iç içe yaşayan, çok yakında ülkemizdeki bu iki farklı kesimi anlatan bir kitabı yayınlanacak bir kadın gazeteci oturuyor.
Kameralar dağılınca, Güneri Cıvaoğlu ile sohbet ediyoruz. İkimizden başka "bizim mahalleden" gazeteci yok. İşin ilginç tarafı, 'muhafazakâr' medyadan ünlü kalemler de yok.
Arkamıza dönüp Harbiye Açıkhava Tiyatrosu' nun alışılagelmemiş kalabalığını inceliyoruz. "Ne kadar çok kadın ve türbanlı var" diyor o. Ben de şöyle bir gözlemimi paylaşıyorum: " Evet türbanlı çok. Ama böyle bir konser için sayı az. Epeyce boş koltuk var. Muhafazakâr kesim sanata fazla ilgi duymuyor."
Sami Yusuf, onların bir nevi Tarkan'ı. Üstelik yurtdışında yaşıyor. Konserinin tıklım tıklım olmasını beklerdim. Evimde Sami Yusuf'un CD'leri vardır; yıllardır ilgiyle dinleriz. "Al-mu Allim" albümünü beğeniyle dinler, kendimden geçerim. İlahi değildir. Farklı bir müziktir. Meditasyon müziği gibidir. Tasavvuf coşkusuyla bizi 'yaradan'a yaklaştırır. Hüzünlendirir...
İşte bu önemli müzik adamını canlı dinlemek çok hoştu. Konser 45 dakika geç başladı; seyirci alkışlarla tepkisini gösterdi. Ancak siyahlar içinde giyinmiş orkestrasının ardından sahneye çıkan Sami Yusuf'u görünce seyirci transa geçti ve o kızgınlık geçti. Zaten seyirciye "melekler" diye hitap eden bir sanatçıya kızmak mümkün mü?
MÜSLÜMAN STAR
Azeri asıllı olan Sami Yusuf, öyle mütevazı, öyle temiz görünümlü, öyle mülayim, öyle beyefendi biri ki... Elini kalbini koyarak bizleri selamlıyor. İngilizce konuşuyor, araya Türkçe kelimeler serpiştiriyor. Versace marka siyah bir ceket pantolon takım (pantolon İslami kesim modeli hafif bol), içine siyah tişört giymiş.
Ben de seyirci ile birlikte nakarat kısımlarına eşlik ettim. Her bir ağızdan "Ya Muhammed" diyorduk. Perküsyon eşliğinde "La ilahe İllallah" derken coşkuyu görmeliydiniz. Dans edilecek bir müzik türü değil onunki. Batı ile Doğu karışımı... En fazla alkışla tempo tutabilirsiniz. Hiç sıkıcı değil.
MÜSLÜMAN SANATÇI DESTEK ALMIYOR
Sami Yusuf bence çok önemli bir konuya değindi: "Müslüman sanatçı olmanın bir çok zorluğu var; destek az. Sponsor olabilecek firmalardan ve medyadan destek az" dedi. "Ramazan ayında bilet satıp alıp beni dinlemeye buraya gelmenize gerçekten minnettarım" diye ekledi. Bu arada, biletler 55 ile 225 TL arasıydı. "Valla grateful" dedi; yarı Arapça yarı İngilizce. Konser sonrası kuliste kısa sohbet ettiğim Sami Yusuf konuşmamızda bana sürekli "God Bless You" dileğinde bulundu; "Allah seni korusun" ...
Bu arada ufak bir özel hayat detayı da vereyim; İngiltere'nin Manchester şehrinde yaşayan Sami Yusuf'un dünyalar güzeli genç bir karısı var; Alman. Müslüman olmuş; kapalı. Baştan aşağı siyah giyinmişti. Manken gibi, uzun boylu, incecik, makyajlı. Kıyafetleri son derece dar; siyah skinny jeans, siyah sivri yüksek topuklu ayakkabılarla oldukça havalı bir Müslüman'dı. Görücü usulü evlendiklerinde eşine âşık olmadığını, sıkıcı bir evliliğin ardından zamanla eşine çok âşık olduğunu söyleyecek kadar da yürekli biri Sami Yusuf...