Romantik komedi

Eklenme Tarihi 1 Şubat 2010
Bugün biz kadınlardan gidiyorum. Zaten "romantik komedi" başlığı da fazlasıyla dişi. Erkeklerin aksiyon filmlerine yöneldiği yerde kadınların en çok tercih ettiği film tarzlarının başında gelir. Çünkü seyretmesi, anlaması kolaydır, hayal kurdurur...vs
Özellikle Amerikalı film yapımcıları, yönetmenleri ve oyuncuları bu tarzda çok başarılıdır. Sadece filmlerde olur denilen cinsten senaryoya rağmen filmi iyi oyunculukla ve iyi repliklerle filmi öyle bir çekerler ki keyifle izlersiniz. Hatta bazı sahnelerde gözyaşlarınızı bile tutamazsınız.
Bu tarzda en bilinen film, Hugh Grant ve Julia Roberts'ın oynadığı "Notting Hill" filmidir. "Aşk Her Yerde", "Harry Sally ile Karşılaşınca", "Tesadüfler", "Dört Nikah Bir Cenaze"... diğerleri. Etkisinden yıllar yılı kurtulamadığım iki film vardır benim için de; biri herkes gibi "Notting Hill", diğeri de "Serendipity=Tesadüfler".
Bu arada son yıllarda Türk Sineması'nın yaptığı atakları da ilgiyle izliyoruz. Çok başarılı projeler çıkıyor. Ancak kimse kusura bakmasın "romantik komedi" tarzını daha tam tutturan yok. Yapay duruyor, inandırıcı gelmiyor. Nitekim son olarak seyrettiğim, "Sex and the City" esintilerinin hissedildiği, tarzı gibi adı da "Romantik Komedi" olan yerli film de beni bu konuda şaşırtmadı. Tamam, eğlenceli, renkli, ama olsa da olur olmasa da olur türünde bir film.
Bir filmden çıktığımda biraz etkilenmiş olmayı isterim; üzerinde düşüneyim, üç beş kişiyle tartışabileyim; tarzı ne olursa olsun. Başrollerinde Sedef Avcı, Cemal Hünal, Sinem Kobal, Burcu Kara, Begüm Kütük, Engin Altan Düzyatan'ın oynadığı "Romantik Komedi" filminden çıktığımda renkli görselliklerin yanı sıra aklımda kalan tek şey yapmacık diyaloglar ve abartılı oyunculuklardı.
Filmin tanıtımları çok iyi; beklentiyi yüksek tutuyor. Burcu Esmersoy'un filmde konuk oyuncu olarak yer aldığı, Flatofis içindeki Latife adlı restoranda çekilmiş, birkaç saniyelik dans sahnesi basında epeyce yer almıştı. Hatta Burcu "O kadar abartmayın, diğer oyunculara haksızlık oluyor" diye de düşünceliliğini göstermişti. Hakikaten öyleymiş; filmde önemsiz bir sahne diğer başrol oyuncularının sahnelerinden daha çok konuşuldu. Mesela, Issız Adam Cemal Hünal ile Sedef Avcı'nın sevişme sahneleri daha çok konuşulma özelliğine sahip.
Filmin yapımcılarından biri çok tanıdık; "Beyaz Melek" ve "Güneşi Gördüm" filmleri ile hepimizi iyi yönde şaşırtan Mahsun Kırmızıgül. İşin içinde o da olunca tanıtımlar çok iddialı hazırlanmış; "nihayet özlenen eski Türk filmlerinin tadında ama Hollywood yapımlarını aratmayacak kalitede çok etkileyici bir film geliyor."
Ama gerçek öyle değil. Hollywood yapımları aranıyor maalesef. En çok takıldığım da, "gıcık sevgili" rolü için kullanılan oyuncunun her cümlesinin "gıcık" olması, tüm hareket ve mimiklerinin aynı derecede "gıcık" tutulması. Zekice düşünülmüş tek bir cümle ya da hareketle de o erkeğin "gıcık" olduğunu anlardık. Bir de Gürgen Öz'ün abartılı rol yapmasını beğenmedim. Umarım biz Türkler de yabancı romantik komedileri yakalarız bir gün; o enerjimiz var çünkü.
Özetle, metropollerde yaşayan kadın-erkek ilişkilerini anlatan bir film; samimi olduğu yanları da var ama az. Biraz eğlenmek için vaktiniz varsa ve aşk konusunda umutlanmak isterseniz neden izlenilmesin?